İtalya Serie A takımı Juventus'un U23 takımında 3 futbolcuda Koronavirüs tespit edildi. Tüm futbolcuların gözlem altına alındığı ifade edildi.

İtalya'da Koronavirüs vakaları her geçen gün artmaya devam ediyor. 23 Şubat Pazar günü oynanan Juventus - Pianese (U23) mücadelesinin ardından deplasman ekibinin kadrosunda bulunan üç oyuncunun Koronavirüs testi pozitif çıktı. Bu haberin ardından Juventus Kulübü önlem alarak U23 takımının antrenmanlarının süresiz olarak durdurulduğunu açıklarken, oyunculara evlerinde kalması uyarısında bulundu.
Adıyaman’a bağlı Kahta ilçemizde Abuzer Özbey isimli vatandaşımızın (20) parmağında sıkışan yüzük, itfaiye ekipleri tarafından ispiral adı verilen makine ile kesilerek çıkarıldı.
Artık ümidin kalmadığı bir işi daha fazla zorlamanın manası olmadığını belirten sözdür.
Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul’da polisler uyuşturucu ticaretine aman vermiyor.

Megakentte zehir tacirlerine göz açtırılmıyor. Son dakika gelen bilgilere göre Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin Pendik'te yaptığı operasyonda 79 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Tam 300 polisle gerçekleştirilen son dakika operasyonda güvenlik güçleri adreslere tek tek giriş yaptı ve gözaltıları yaptı. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile gözaltına alınanlar emniyete götürüldü.
Arkadaşlar müjde haberi hakkında ne düşünüyorsunuz ? Muhtemelen akdenizde petrol yada doğalgaz rezervi bulunduğunu düşünüyorum şahsen, ülkemize hayırlı olur inşallah gelecek müjde :)
Döviz durmuyor, yeni rekorlar gelmeye devam ediyor:

1 Dolar = 7.91 TL
1 Euro = 9.32 TL
1 Sterlin = 10.25 TL
Kısa süre için mail onaysız olarak üye olabilir ve gündemdeki sıcak haberlerin paylaşılıp tartışıldığı, küfür ve hakaretin yasak olduğu saygılı sözlük sitemizde yerinizi alabilirsiniz.
Bilinçdışı çatışma, psikolojide ve psikanalitik kuramda kullanılan bir terimdir. İnsanların bilinçaltında yer alan farklı dürtüler, istekler, inançlar veya değerler arasında çelişki veya çatışma olduğunda ortaya çıkan bir durumu ifade eder. Bu çatışma, kişinin bilinçli düzeyde farkında olmadığı, ancak davranışlarını ve duygusal deneyimlerini etkileyen bir etken olabilir.

Sigmund Freud'un psikanalitik kuramına göre, bilinçdışı çatışmaların kökeni çocukluk dönemindeki deneyimlerimize dayanır. Çocuklukta yaşanan bazı travmatik olaylar veya aile dinamikleri, bilinçaltında çatışmalara neden olabilir. Örneğin, çocuklukta yaşanan bir ayrılık deneyimi, güven ve bağlanma ile bağımsızlık arasında bir çatışma yaratabilir.

Bilinçdışı çatışmalar, kişinin davranışlarını, duygusal tepkilerini ve düşüncelerini etkileyebilir. Bu çatışmalar genellikle bilinçdışında kalır ve kişinin kendisiyle ilgili farkında olmadığı içsel çatışmalara yol açabilir. Örneğin, bir kişi başarıya ulaşmak isteyebilir ancak başarının getirebileceği sorumluluk veya reddedilme korkusuyla da mücadele edebilir.

Psikoterapi, bilinçdışı çatışmaların farkına varılmasına ve çözülmesine yardımcı olabilir. Bu süreçte terapist, kişiye bilinçaltındaki çatışmaları anlamasına ve üzerinde çalışmasına destek olur. Böylece kişi, daha sağlıklı ve uyumlu bir şekilde davranabilir ve duygusal iyilik halini artırabilir. Ancak, bilinçdışı çatışmaların tamamen çözülmesi zaman alabilir ve bazen sürekli bir çalışma gerektirebilir.
"Ampirik dönem" terimi, tıp veya ilaç endüstrisi gibi alanlarda kullanılan bir terimdir ve genellikle klinik denemelerin yapıldığı bir zaman dilimini ifade eder.

Ampirik dönem, belli bir hastalığın tedavisinde veya bir ilacın etkinliğini değerlendirmede, deneysel veya gözlemsel olarak elde edilen verilere dayanan yöntemleri ve yaklaşımları ifade eder. Bu dönemde, laboratuvar çalışmaları ve klinik deneyler gerçekleştirilir, elde edilen verilere dayanarak tedavi veya ilaç etkinliği hakkında sonuçlar çıkarılır.

Bu anlamda, "ampirik dönem" terimi, deneysel veya gözlemsel verilere dayanan tıbbi veya farmasötik çalışmaların yapıldığı bir zaman dilimini ifade eder. Ampirik dönemde, gerçek dünya verileri kullanılarak tedavi yöntemleri veya ilaçların etkinliği hakkında bilimsel bilgi elde edilir.
Elektrokimyasal arıtım, kimyasal maddelerin veya bileşiklerin elektrokimyasal yöntemler kullanılarak arıtılması veya ayrıştırılması sürecidir. Bu yöntemde, elektrik akımı kullanılarak kimyasal reaksiyonlar tetiklenir ve istenmeyen maddelerin çözünmesi, ayrışması veya biriktirilmesi sağlanır.

Elektrokimyasal arıtım genellikle iki temel süreçten oluşur: elektroliz ve elektrokoagülasyon.

Elektroliz, elektrik akımının kullanıldığı bir kimyasal reaksiyon sürecidir. Bir elektrolit çözeltisinde (elektriksel iletkenlik sağlayan bir madde içeren çözelti) iki elektrot yerleştirilir: pozitif ( ) yüklü anot ve negatif (-) yüklü katot. Elektrik akımı uygulandığında, anottan katoda doğru iyonlar hareket eder. Bu süreçte, istenmeyen maddelerin çözünmesi, çökelti oluşumu veya elektrolit içindeki reaksiyonlar gerçekleşebilir. Elektroliz, su arıtımında, metal kaplamada veya bazı kimyasal bileşiklerin ayrıştırılmasında kullanılabilir.

Elektrokoagülasyon ise, elektrokimyasal arıtma yöntemlerinden biridir ve su veya atık suyun arıtılması için kullanılır. Bu yöntemde, elektroliz prensipleri kullanılarak katyonik veya anyonik maddelerin çökeltilmesi sağlanır. Elektrik akımı uygulanan bir elektrolit çözeltisi içinde, metal veya metal oksit elektrotlar yerleştirilir. Elektrik akımının etkisiyle metal iyonları veya hidroksit iyonları (OH-) oluşur ve istenmeyen partiküller veya kirleticiler bu iyonlarla çökelti oluşturarak ayrışır. Bu yöntem, su arıtımında çeşitli organik ve inorganik kirleticilerin giderilmesinde etkili olabilir.

Elektrokimyasal arıtım yöntemleri, çevresel etkileri ve enerji tüketimi açısından diğer arıtma yöntemlerine göre avantajlara sahip olabilir. Ancak, uygulama alanlarına ve kullanılan parametrelere bağlı olarak, yöntemin etkinliği ve verimliliği değişebilir. Bu nedenle, elektrokimyasal arıtım uygulanmadan önce, spesifik ihtiyaçlar ve koşullar göz önünde bulundurularak dikkatlice değerlendirilmelidir.