2002 yılında ilk olarak çin’de vakaları görülmeye başlanan ölümcül virüstür.
Bilinçdışı çatışma, psikolojide ve psikanalitik kuramda kullanılan bir terimdir. İnsanların bilinçaltında yer alan farklı dürtüler, istekler, inançlar veya değerler arasında çelişki veya çatışma olduğunda ortaya çıkan bir durumu ifade eder. Bu çatışma, kişinin bilinçli düzeyde farkında olmadığı, ancak davranışlarını ve duygusal deneyimlerini etkileyen bir etken olabilir.

Sigmund Freud'un psikanalitik kuramına göre, bilinçdışı çatışmaların kökeni çocukluk dönemindeki deneyimlerimize dayanır. Çocuklukta yaşanan bazı travmatik olaylar veya aile dinamikleri, bilinçaltında çatışmalara neden olabilir. Örneğin, çocuklukta yaşanan bir ayrılık deneyimi, güven ve bağlanma ile bağımsızlık arasında bir çatışma yaratabilir.

Bilinçdışı çatışmalar, kişinin davranışlarını, duygusal tepkilerini ve düşüncelerini etkileyebilir. Bu çatışmalar genellikle bilinçdışında kalır ve kişinin kendisiyle ilgili farkında olmadığı içsel çatışmalara yol açabilir. Örneğin, bir kişi başarıya ulaşmak isteyebilir ancak başarının getirebileceği sorumluluk veya reddedilme korkusuyla da mücadele edebilir.

Psikoterapi, bilinçdışı çatışmaların farkına varılmasına ve çözülmesine yardımcı olabilir. Bu süreçte terapist, kişiye bilinçaltındaki çatışmaları anlamasına ve üzerinde çalışmasına destek olur. Böylece kişi, daha sağlıklı ve uyumlu bir şekilde davranabilir ve duygusal iyilik halini artırabilir. Ancak, bilinçdışı çatışmaların tamamen çözülmesi zaman alabilir ve bazen sürekli bir çalışma gerektirebilir.
Gülsüm ve İbrahim Özçelik çiftinin oğlu Halil, 8 yıl önce İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü'nde öğrenciyken, bir anda görme kaybı yaşamaya başladı.




Dereceyle girdiği üniversitede saz, gitar, klarnet ve kaval çalmayı öğrenen Öztürk, görme kaybının ardından istemsiz vücut hareketleri ve konuşmada güçlük yaşamaya başladı.


Bunun üzerine hastaneye götürülen Özçelik'e, Behçet hastalığı teşhisi konuldu. Birkaç hastanede daha muayene edilen Özçelik'e bu kez SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit/ kızamık mikrobunun yol açtığı beyin hastalığı) hastalığı teşhisi konuldu.

Tam olarak bilinmeyen bir sebepten dolayı tepkisiz bir şekilde yatarak yaşamını sürdüren Özçelik'in en büyük destekçisi ise annesi Gülsüm Özçelik oldu.


görsel