Son dakika ajanlara düşen habere göre, ülkemizin en kalabalık şehri olan İstanbul'da "Yeditepe Huzur" asayiş uygulaması çerçevesinde eş zamanlı olarak 39 ilçede güvenlik denetimleri gerçekleştiriliyor. Asayiş denetimleri gece saat 23.59'a kadar devam edecek.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nden (ETÜ) Prof. Dr. Saleh Sultansoy tarafından yapılan açıklamaya göre 30 Kasım 2007 tarihinde düşen Isparta uçağı yüzde 99 oranında düşürüldü !
Türkiye'de toryum, Türk Hızlandırıcı Projesi, Bilim Kenti ve CERN süreciyle ilgili önemli çalışmaları olan Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Engin Arık ile araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan da hayatını kaybetti.
PROFESÖR AÇIKLADI: "YÜZDE 99 DÜŞÜRÜLDÜ"
Bu olayın bir kaza olmadığını belirten Prof. Dr. Saleh Sultansoy, Isparta uçağının yüzde 99 düşürüldüğünü belirtirken, "O uçak düşürülmeseydi, Türkiye bugün CERN'de asil üye olurdu. Türkiye toryum yarışında dünyada liderler arasında olurdu. Türk Hızlandırıcı Kompleksi ve Türk Bilim Kenti kurulurdu. Bu tür projeler Japonya'nın kalkınmasında kritik rol oynamıştı" diye konuştu.
Kaynak sabah gazetesidir
Türkiye'de toryum, Türk Hızlandırıcı Projesi, Bilim Kenti ve CERN süreciyle ilgili önemli çalışmaları olan Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Engin Arık ile araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan da hayatını kaybetti.
PROFESÖR AÇIKLADI: "YÜZDE 99 DÜŞÜRÜLDÜ"
Bu olayın bir kaza olmadığını belirten Prof. Dr. Saleh Sultansoy, Isparta uçağının yüzde 99 düşürüldüğünü belirtirken, "O uçak düşürülmeseydi, Türkiye bugün CERN'de asil üye olurdu. Türkiye toryum yarışında dünyada liderler arasında olurdu. Türk Hızlandırıcı Kompleksi ve Türk Bilim Kenti kurulurdu. Bu tür projeler Japonya'nın kalkınmasında kritik rol oynamıştı" diye konuştu.
Kaynak sabah gazetesidir
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil uzun bir süredir Kaçış Sendromu hastalığı yüzünden zor zamanlar yaşıyor. Evinde düşüp kaburgasını kıran Mehmet Ali Erbil, kaçış sendromu hastalığının nüksetmesi nedeniyle 234 gün yoğun bakımda tedavi görmüş, taburcu olduktan sonra da iki kez hastaneye kaldırılmıştı. Tedavisine evinde devam edilen ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, aylar sonra ilk defa görüntülendi. Mehmet Ali Erbil önceki gün Tarabya'da ortaya çıktı. Muhabirlere eliyle selam veren Mehmet Ali Erbil, röportaj taleplerini geri çevirdi
Poco X3, 64 MP ana kamerayla piyasaya sürüleceği doğrulanmıştır. Bu özellik, Poco X3'ün fotoğraf ve video çekimleri için yüksek kaliteli görüntüler sağlama kapasitesini artıracaktır.
Poco X3, Qualcomm Snapdragon 732G işlemci ile donatılmıştır ve bu işlemci sayesinde cihazın çoklu görev yapabilme kabiliyeti artırılmıştır. Ayrıca, cihazın bataryası da 5.160 mAh kapasiteye sahiptir ve 33 W hızlı şarj desteği bulunmaktadır.
Poco X3'ün diğer özellikleri arasında 120 Hz yenileme hızına sahip 6,67 inç FHD+ ekran, Corning Gorilla Glass 5 koruma, IP53 sertifikalı suya dayanıklılık ve çift hoparlör yer almaktadır.
Poco X3, özellikleri ve fiyatı ile uygun fiyatlı bir amiral gemisi alternatifi olarak dikkat çekiyor. 64 MP ana kamera gibi yüksek özellikler sunmasıyla, özellikle fotoğraf ve video çekimi odaklı kullanıcılar için cazip bir seçenek haline gelebilir.
Poco X3, Qualcomm Snapdragon 732G işlemci ile donatılmıştır ve bu işlemci sayesinde cihazın çoklu görev yapabilme kabiliyeti artırılmıştır. Ayrıca, cihazın bataryası da 5.160 mAh kapasiteye sahiptir ve 33 W hızlı şarj desteği bulunmaktadır.
Poco X3'ün diğer özellikleri arasında 120 Hz yenileme hızına sahip 6,67 inç FHD+ ekran, Corning Gorilla Glass 5 koruma, IP53 sertifikalı suya dayanıklılık ve çift hoparlör yer almaktadır.
Poco X3, özellikleri ve fiyatı ile uygun fiyatlı bir amiral gemisi alternatifi olarak dikkat çekiyor. 64 MP ana kamera gibi yüksek özellikler sunmasıyla, özellikle fotoğraf ve video çekimi odaklı kullanıcılar için cazip bir seçenek haline gelebilir.
Sözcü gazetesinde ing bank ile ilgili yer alan habere göre, ING'nin Türkiye birimini satmayı değerlendirdiği iddia edildi.
Görüşmeler kapsamında yerli bir rakiple de masaya oturulduğu belirtiliyor. Satış için nihai karar henüz verilmedi.
Görüşmeler kapsamında yerli bir rakiple de masaya oturulduğu belirtiliyor. Satış için nihai karar henüz verilmedi.
Elektrokimyasal arıtım, kimyasal maddelerin veya bileşiklerin elektrokimyasal yöntemler kullanılarak arıtılması veya ayrıştırılması sürecidir. Bu yöntemde, elektrik akımı kullanılarak kimyasal reaksiyonlar tetiklenir ve istenmeyen maddelerin çözünmesi, ayrışması veya biriktirilmesi sağlanır.
Elektrokimyasal arıtım genellikle iki temel süreçten oluşur: elektroliz ve elektrokoagülasyon.
Elektroliz, elektrik akımının kullanıldığı bir kimyasal reaksiyon sürecidir. Bir elektrolit çözeltisinde (elektriksel iletkenlik sağlayan bir madde içeren çözelti) iki elektrot yerleştirilir: pozitif ( ) yüklü anot ve negatif (-) yüklü katot. Elektrik akımı uygulandığında, anottan katoda doğru iyonlar hareket eder. Bu süreçte, istenmeyen maddelerin çözünmesi, çökelti oluşumu veya elektrolit içindeki reaksiyonlar gerçekleşebilir. Elektroliz, su arıtımında, metal kaplamada veya bazı kimyasal bileşiklerin ayrıştırılmasında kullanılabilir.
Elektrokoagülasyon ise, elektrokimyasal arıtma yöntemlerinden biridir ve su veya atık suyun arıtılması için kullanılır. Bu yöntemde, elektroliz prensipleri kullanılarak katyonik veya anyonik maddelerin çökeltilmesi sağlanır. Elektrik akımı uygulanan bir elektrolit çözeltisi içinde, metal veya metal oksit elektrotlar yerleştirilir. Elektrik akımının etkisiyle metal iyonları veya hidroksit iyonları (OH-) oluşur ve istenmeyen partiküller veya kirleticiler bu iyonlarla çökelti oluşturarak ayrışır. Bu yöntem, su arıtımında çeşitli organik ve inorganik kirleticilerin giderilmesinde etkili olabilir.
Elektrokimyasal arıtım yöntemleri, çevresel etkileri ve enerji tüketimi açısından diğer arıtma yöntemlerine göre avantajlara sahip olabilir. Ancak, uygulama alanlarına ve kullanılan parametrelere bağlı olarak, yöntemin etkinliği ve verimliliği değişebilir. Bu nedenle, elektrokimyasal arıtım uygulanmadan önce, spesifik ihtiyaçlar ve koşullar göz önünde bulundurularak dikkatlice değerlendirilmelidir.
Elektrokimyasal arıtım genellikle iki temel süreçten oluşur: elektroliz ve elektrokoagülasyon.
Elektroliz, elektrik akımının kullanıldığı bir kimyasal reaksiyon sürecidir. Bir elektrolit çözeltisinde (elektriksel iletkenlik sağlayan bir madde içeren çözelti) iki elektrot yerleştirilir: pozitif ( ) yüklü anot ve negatif (-) yüklü katot. Elektrik akımı uygulandığında, anottan katoda doğru iyonlar hareket eder. Bu süreçte, istenmeyen maddelerin çözünmesi, çökelti oluşumu veya elektrolit içindeki reaksiyonlar gerçekleşebilir. Elektroliz, su arıtımında, metal kaplamada veya bazı kimyasal bileşiklerin ayrıştırılmasında kullanılabilir.
Elektrokoagülasyon ise, elektrokimyasal arıtma yöntemlerinden biridir ve su veya atık suyun arıtılması için kullanılır. Bu yöntemde, elektroliz prensipleri kullanılarak katyonik veya anyonik maddelerin çökeltilmesi sağlanır. Elektrik akımı uygulanan bir elektrolit çözeltisi içinde, metal veya metal oksit elektrotlar yerleştirilir. Elektrik akımının etkisiyle metal iyonları veya hidroksit iyonları (OH-) oluşur ve istenmeyen partiküller veya kirleticiler bu iyonlarla çökelti oluşturarak ayrışır. Bu yöntem, su arıtımında çeşitli organik ve inorganik kirleticilerin giderilmesinde etkili olabilir.
Elektrokimyasal arıtım yöntemleri, çevresel etkileri ve enerji tüketimi açısından diğer arıtma yöntemlerine göre avantajlara sahip olabilir. Ancak, uygulama alanlarına ve kullanılan parametrelere bağlı olarak, yöntemin etkinliği ve verimliliği değişebilir. Bu nedenle, elektrokimyasal arıtım uygulanmadan önce, spesifik ihtiyaçlar ve koşullar göz önünde bulundurularak dikkatlice değerlendirilmelidir.
(bkz:Kanal istanbul resmi internet sitesi) adresinde de detaylarını bulabileceğiniz resmi adrestir.
Erdoğan: "Bugün dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye gibi ülkeler, yaptıkları fedakarlıkla tüm insanlığın onurunu kurtarıyor."