Sakatlıklar yüzünden eksik duruma düşen ünlüler takımına yeni yarışmacılar dahil edildi.

Sakatlıklarından dolayı Survivor'da diskalifiye edilen Uğur Pektaş ve Şaziye İvegün'ün yerine gelen isimler belli oldu. Erman Altıkardeş ve İrem Akın Ünlüler takımının yeni yarışmacıları oldu.


TV8 ekranlarında yayınlanan Survivor'un ilk hafta yayınlanan bölümüne yaşanan sakatlıklar damga vurdu. Ünlüler takımının en iddialı isimlerinden olan ünlü oyuncu Uğur Pektaş ile eski milli basketbolcu Şaziye İvegin Üner sakatlıklarından dolayı yarışmadan diskalifiye edilmek zorunda kaldılar. İki ünlü ismin yerine gelen yarışmacılar ise açıklandı.

ÜNLÜLER TAKIMINA İKİ YENİ YARIŞMACI
Survivor 2020'de ünlüler takımına yedek yarışmacı olarak katılacak isimler belli oldu. Survivor'ın 22 Şubat Cumartesi ekrana gelecek olan yeni bölümünde Erman Altıkardeş ve İrem Akın ilk defa yer alacak. İki ismin yarışmaya dahil olmasıyla Ünlüler takımında meydana gelen eksik tamamlanmış oldu.

UĞUR VE ŞAZİYE'NİN RAHATSIZLIĞI NEYDİ?
Survivor'un en iddialı yarışmacıları olarak nitelendirilen eski oyuncu Uğur Pektaş, oyun sırasında dizinden sakatlanmış Şaziye İvegin ise çapraz bağlarının kopması sonucu diskalifiye olmuştu. Öte yandan Acun Ilıcalı, Survivor macerasını devam etmek isteyen İvegin'in 2021 kadrosunda olacağını açıklamıştı.

İREM AKIN KİMDİR?
Milli bir boksör olan İrem Akın, Tekirdağ'da dünyaya geldi. İrem Akın, 1.70 cm boyunda ve 60 kilodur. Daha önce 2013 yılında Kadınlar Kick Boks Şampiyonasına katılan ve Avrupa Şampiyonu olma başarısı gösteren Akın, spor hayatına 9 yaşında başladı. Akın aynı zamanda üç yıl arka arkaya şampiyon olan tek Muaythai bayan sporcusu olarak da tarihe adını altın harflerle yazdırdı.

ERMAN ALTIKARDEŞ KİMDİR?
Uğur Pektaş'ın yerine Survivor 2020 yarışmasına dahil edilmesi beklenen Erman Altıkardeş, 22 Şubat 1996'da dünyaya geldi. Sportif hayatının yanı sıra amatör olarak da futbol oynayan Altıkardeş, daha önce Özçamdibispor, Altay ve son olarak 2013 senesinde Ekol Göz Menemenspor formaları giydi.
Altın bugün itibariyle tarihinin zirvesini gördü. Gün içerisinde anlık altın fiyatları 315 TL/gr değerini görerek rekor kırdı.
Elektrokimyasal arıtım, kimyasal maddelerin veya bileşiklerin elektrokimyasal yöntemler kullanılarak arıtılması veya ayrıştırılması sürecidir. Bu yöntemde, elektrik akımı kullanılarak kimyasal reaksiyonlar tetiklenir ve istenmeyen maddelerin çözünmesi, ayrışması veya biriktirilmesi sağlanır.

Elektrokimyasal arıtım genellikle iki temel süreçten oluşur: elektroliz ve elektrokoagülasyon.

Elektroliz, elektrik akımının kullanıldığı bir kimyasal reaksiyon sürecidir. Bir elektrolit çözeltisinde (elektriksel iletkenlik sağlayan bir madde içeren çözelti) iki elektrot yerleştirilir: pozitif ( ) yüklü anot ve negatif (-) yüklü katot. Elektrik akımı uygulandığında, anottan katoda doğru iyonlar hareket eder. Bu süreçte, istenmeyen maddelerin çözünmesi, çökelti oluşumu veya elektrolit içindeki reaksiyonlar gerçekleşebilir. Elektroliz, su arıtımında, metal kaplamada veya bazı kimyasal bileşiklerin ayrıştırılmasında kullanılabilir.

Elektrokoagülasyon ise, elektrokimyasal arıtma yöntemlerinden biridir ve su veya atık suyun arıtılması için kullanılır. Bu yöntemde, elektroliz prensipleri kullanılarak katyonik veya anyonik maddelerin çökeltilmesi sağlanır. Elektrik akımı uygulanan bir elektrolit çözeltisi içinde, metal veya metal oksit elektrotlar yerleştirilir. Elektrik akımının etkisiyle metal iyonları veya hidroksit iyonları (OH-) oluşur ve istenmeyen partiküller veya kirleticiler bu iyonlarla çökelti oluşturarak ayrışır. Bu yöntem, su arıtımında çeşitli organik ve inorganik kirleticilerin giderilmesinde etkili olabilir.

Elektrokimyasal arıtım yöntemleri, çevresel etkileri ve enerji tüketimi açısından diğer arıtma yöntemlerine göre avantajlara sahip olabilir. Ancak, uygulama alanlarına ve kullanılan parametrelere bağlı olarak, yöntemin etkinliği ve verimliliği değişebilir. Bu nedenle, elektrokimyasal arıtım uygulanmadan önce, spesifik ihtiyaçlar ve koşullar göz önünde bulundurularak dikkatlice değerlendirilmelidir.
İşyeri ismi seçimi, marka oluşturma ve kurumsal kimlik oluşturma sürecinde önemli bir adımdır. İşyeri ismi seçerken aşağıdaki faktörlere dikkat etmek önemlidir:

1. Marka ve Hedef Kitle Uyumu: İşyeri ismi, hedef kitlenizle uyumlu olmalı ve marka değerlerinizi yansıtmalıdır. İşletmenizin sunduğu ürün veya hizmetleri yansıtan ve hedef kitlenizin beklentilerini karşılayan bir isim seçmek önemlidir.

2. Kolay Telaffuz ve Akılda Kalıcılık: İşyeri ismi, kolay telaffuz edilebilir, akılda kalıcı ve hatırlanabilir olmalıdır. Basit ve net bir isim seçmek, müşterilerin ve potansiyel müşterilerin işletmenizi daha kolay hatırlamasına yardımcı olur.

3. Eşsizlik ve Farklılık: İşyeri ismi, diğer benzer işletmelerden ayrılmanıza yardımcı olmalıdır. Eşsiz ve farklı bir isim seçmek, işletmenizin tanıtımını ve markalaşmasını kolaylaştırır.

4. Kısa ve Öz: İşyeri ismi mümkün olduğunca kısa ve öz olmalıdır. Kısa isimler daha kolay hatırlanır ve marka bilinirliğini artırır.

5. Uluslararası Uyumluluk: Eğer işletmeniz uluslararası bir hedef kitleye sahipse veya gelecekte uluslararası pazarlara açılmayı düşünüyorsanız, işyeri ismi uluslararası uyumluluğa sahip olmalıdır. Yanlış anlamalara neden olabilecek veya farklı kültürlerde olumsuz çağrışımlara yol açabilecek kelimelerden kaçınmak önemlidir.

6. Hukuki ve Marka İncelemesi: İşyeri ismini seçerken, hukuki yönlerini göz önünde bulundurmalısınız. İsim, başka bir marka veya şirketin tescilli markasıyla çakışmamalı ve yasal sorunlara yol açmamalıdır. Bir marka araştırması yaparak, seçtiğiniz işyeri isminin önceden kullanılmadığından emin olmanız önemlidir.

7. Gelecekteki Büyüme Potansiyeli: İşyeri ismi, işletmenizin gelecekteki büyüme potansiyelini de yansıtmalıdır. Sadece mevcut ürün veya hizmetlerinizi değil, işletmenizin genişleyebileceği diğer alanları da kapsayabilecek bir isim seçmek önemlidir.

İşyeri ismi seçimi, profesyonel yardım almak veya marka danışmanlarından destek almak da faydalı olabilir. Bu uzmanlar, işletmenizin hedeflerini ve değerlerini anlamak ve uygun bir işyeri ismi seçmek konusunda size rehberlik edebilirler.
25 şubat tarihinde; Alınan bilgiye göre, Şeker Mahallesi'nde Ülker Bulut yönetimindeki 50 NH 243 plakalı araç, sürücüsü öğrenilemeyen 10 DDB 33 plakalı otomobille çarpıştı.

Kazada yaralanan sürücü ile Furkan Sevinç, Metin Parlak, Mehmet Çağlar Akkaya ve İsrafil Aslan 112 Acil Servis ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Tedavi altına alınan yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.
Binlerce kişinin ölümüne yol açan ve sürekli mutasyon geçiren hastalıkla ilgili coronavirus son dakika haberinde 2 alt tür olduğu tespit edildi.

Çinli araştırmacıların son bulgularına göre virüs yakın zamanda 149 mutasyon noktası oluşturdu ve biri L alt türü diğeri de S alt türü olacak şekilde mutasyon geçirdi.

Çalışma, bu iki alt ttürün coğrafi dağılım ve insanlar arasında yayılma konusunda birbirinden önemli ölçüde farklılaştığını gösterdi.

S alt türü görece daha eski versiyonken, L alt türünün "daha bulaşıcı ve daha agresif" olduğu açıklandı.

Bilim insanları farklı alt türleri iyice anlamanın tedavileri farklılaştırmaya ve yeni zatürre türünün yayılmasının önlenmesine yardımcı olacağını belirtti. Kaynak: independentturkish
görsel


Gerçek hayat hikayelerinden bir başka ilgi çekici ve ibretlik olanı sizlerle paylaşıyorum arkadaşlar.

Kendini şifacı olarak tanıtan Perry, aslında bir dolandırıcıdır. Seyircileri etkilemek için içi su dolu vaftiz küvetine giren Perry, eline mikrofonu aldı ve bir anda elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Perry’nin sonundan sorumlu kişi ise Perry’den başkası değil. Dolandırıcı rahip, toplantı öncesi mikrofondan gelen sesten rahatsız olmuş, fişin toprak hattını kesmişti.
Çarlık Rusya, Rusya'nın tarihi bir dönemini ifade eder. Çarlık Rusya, 1547-1917 yılları arasında Rus İmparatorluğu'nun yönetim şeklini ve siyasi yapısını tanımlar. Bu dönemde Rusya, mutlak monarşi ile yönetilen geniş bir imparatorluk haline geldi.

Çarlık Rusya, Rusya'nın çarlar tarafından yönetildiği bir dönemdi. Çar, Rus İmparatoru olarak da bilinir ve genellikle tahtı babadan oğula geçen bir hanedanın başında bulunurdu. Çar, siyasi, yasama ve yürütme gücünün merkezindeydi.

Çarlık Rusya'nın yönetim şekli, merkeziyetçi bir yapıya sahipti. Çar, geniş yetkilere ve otoriteye sahipti ve ülkeyi tek başına yönetirdi. Çarlık döneminde, Rus İmparatorluğu topraklarını genişletti ve büyük bir askeri ve ekonomik güce sahip oldu. St. Petersburg, Moskova gibi önemli şehirlerde mimari ve kültürel gelişmeler yaşandı.

Ancak, Çarlık Rusya dönemi aynı zamanda sosyal, ekonomik ve politik sorunların da yaşandığı bir dönemdir. İmparatorluk içindeki etnik ve dini farklılıklar, toprak sahipliği ve işçi sınıfı sorunları gibi çeşitli sorunlar önemli bir rol oynadı. Bu sorunlar, sonunda 1917'de Rus Devrimi'ne ve Çarlık Rusya'nın sona ermesine yol açtı.

Bu nedenle, Çarlık Rusya terimi, Rusya'nın tarihindeki belirli bir dönemi ve o dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısını ifade eder.
ABD Başkanı Trump'ın doktoru “Başkanın sağlık durumu çok iyi. Tedavisi 5 gün sürecek” açıklaması yaptı.
MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada, firari sanık Can Dündar'ın mal varlıklarına el konulmasına karar verildi.