Gülsüm ve İbrahim Özçelik çiftinin oğlu Halil, 8 yıl önce İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü'nde öğrenciyken, bir anda görme kaybı yaşamaya başladı.




Dereceyle girdiği üniversitede saz, gitar, klarnet ve kaval çalmayı öğrenen Öztürk, görme kaybının ardından istemsiz vücut hareketleri ve konuşmada güçlük yaşamaya başladı.


Bunun üzerine hastaneye götürülen Özçelik'e, Behçet hastalığı teşhisi konuldu. Birkaç hastanede daha muayene edilen Özçelik'e bu kez SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit/ kızamık mikrobunun yol açtığı beyin hastalığı) hastalığı teşhisi konuldu.

Tam olarak bilinmeyen bir sebepten dolayı tepkisiz bir şekilde yatarak yaşamını sürdüren Özçelik'in en büyük destekçisi ise annesi Gülsüm Özçelik oldu.


görsel
Thanks for sharing. I read many of your blog posts, cool, your blog is very good.
Abdulhamit Gül: Açık ve kapalı tüm cezaevlerine 2 hafta boyunca ziyaretçi alımı olmayacak

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül: Olayın başından itibaren tüm tedbirler alınmıştır. Nisan sonuna kadar yurt dışı ziyaretlerin iptali kararı aldık. Ceza infaz kurumuna girmeden önce hastalık taşıyanlar cezaevlerine alınmayacaktır.
Yunanca "tika" kelimesi, birden fazla anlama gelebilen bir terimdir. İşte bazı olası anlamları:

1. "Tika" kelimesi, "şimdi", "şu anda" veya "şu anlama gelen bir zamir olarak kullanılabilir. Örneğin, "Tika burada değil" ifadesi "Şimdi burada değil" anlamına gelir.

2. Yunanca'da "tika", "vücut" anlamına gelen bir terimdir. Özellikle tıbbi veya biyolojik bağlamlarda kullanılabilir.

3. "Tika", Yunanca'da "yol" veya "yön" anlamına gelen bir terim olabilir.

Ancak, belirtmek gerekir ki "tika" kelimesi, Yunanca'da daha spesifik bir anlama sahip olan bir kelimenin yanı sıra farklı bağlamlarda farklı şekillerde kullanılabilir. Dolayısıyla, "tika" kelimesinin tam anlamını belirlemek için kullanıldığı bağlama bağlı olarak daha fazla bilgi gerekebilir.
Tuncelili Robinson Crusoe lakabı takılan ve 14 yıldır adada tek başına yaşamını sürdüren ziya abay’ın hikayesinin arkasında güçlü bir sevgi yatıyor.

80 yaşındaki Ziya Abay, trafik kazasında eşini kaybettikten sonra döndüğü memleketinde Keban Baraj Gölü Havzası'nda keşfettiği adaya 14 yıl önce kulübe yaparak yerleşip, 3 bin 500 fidan dikerek doğa harikasına çevirdi. 14 yıl önce hiçbir şeyin bulunmadığı ada da hem sebze hemde meyve yetiştiren Abay'ın tek başına yaşamı da akıllara "Robinson Crusoe" hikayesini getirdi