Elektrokimyasal arıtım, kimyasal maddelerin veya bileşiklerin elektrokimyasal yöntemler kullanılarak arıtılması veya ayrıştırılması sürecidir. Bu yöntemde, elektrik akımı kullanılarak kimyasal reaksiyonlar tetiklenir ve istenmeyen maddelerin çözünmesi, ayrışması veya biriktirilmesi sağlanır.

Elektrokimyasal arıtım genellikle iki temel süreçten oluşur: elektroliz ve elektrokoagülasyon.

Elektroliz, elektrik akımının kullanıldığı bir kimyasal reaksiyon sürecidir. Bir elektrolit çözeltisinde (elektriksel iletkenlik sağlayan bir madde içeren çözelti) iki elektrot yerleştirilir: pozitif ( ) yüklü anot ve negatif (-) yüklü katot. Elektrik akımı uygulandığında, anottan katoda doğru iyonlar hareket eder. Bu süreçte, istenmeyen maddelerin çözünmesi, çökelti oluşumu veya elektrolit içindeki reaksiyonlar gerçekleşebilir. Elektroliz, su arıtımında, metal kaplamada veya bazı kimyasal bileşiklerin ayrıştırılmasında kullanılabilir.

Elektrokoagülasyon ise, elektrokimyasal arıtma yöntemlerinden biridir ve su veya atık suyun arıtılması için kullanılır. Bu yöntemde, elektroliz prensipleri kullanılarak katyonik veya anyonik maddelerin çökeltilmesi sağlanır. Elektrik akımı uygulanan bir elektrolit çözeltisi içinde, metal veya metal oksit elektrotlar yerleştirilir. Elektrik akımının etkisiyle metal iyonları veya hidroksit iyonları (OH-) oluşur ve istenmeyen partiküller veya kirleticiler bu iyonlarla çökelti oluşturarak ayrışır. Bu yöntem, su arıtımında çeşitli organik ve inorganik kirleticilerin giderilmesinde etkili olabilir.

Elektrokimyasal arıtım yöntemleri, çevresel etkileri ve enerji tüketimi açısından diğer arıtma yöntemlerine göre avantajlara sahip olabilir. Ancak, uygulama alanlarına ve kullanılan parametrelere bağlı olarak, yöntemin etkinliği ve verimliliği değişebilir. Bu nedenle, elektrokimyasal arıtım uygulanmadan önce, spesifik ihtiyaçlar ve koşullar göz önünde bulundurularak dikkatlice değerlendirilmelidir.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum: Vatandaşlarımızın yaralarını sarmak amacıyla İzmirli kardeşlerimize taşınma ve kira yardımı kapsamında toplam 11 milyon TL ödedik.
Son zamanlarda artan deprem olayları ile birlikte istanbul’da yaşanacak bir deprem ile ilgili de neler yapılabileceği gündemde.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, İran'ın Hoy kentindeki depremden etkilenen Van'a ilişkin, "İlk belirlemelere göre 254 konut ve 297 ahırın yıkık, 694 yapının da ağır hasarlı olduğunu tespit ettik." dedi.

Bakan Kurum, Van'da hasar gören yapılarla ilgili, "Hak sahibi vatandaşlarımıza kalıcı konutlar için çalışma başlatmış durumdayız." diye belirtti.

Bakan Kurum, "Biz riskli binada vatandaşımızı oturtmayacağız. Vatandaşımızla birlikte dönüşüm sürecini yapmak durumundayız. Şu an İstanbul'da 7 bin 615 binanın acil şekilde yıkılması gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Libya'da Hafter'e bağlı milislerin Trablus'taki Mitiga Havalimanı'na attığı roketler, yerde boş durumdaki 2 yolcu uçağına isabet etti.
Milas Belediye Başkanı Tokat: "Yangın Akçakaya’yı aşarak Gürceğiz’e dayandı. Bayır mahallesi boşaltılıyor. Yangın yüksek gerilim hatlarını tehdit eder hale geldi. Eğer yangın bu bölgeye ulaşırsa Milas ve Bodrum’a elektrik verilemeyebilir. Yangın kuzey yönünde Yeniköy Termik Santraline doğru ilerliyor."
I don't think the title of your article matches the content lol. Just kidding, mainly because I had some doubts after reading the article.
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: “Şu anda ülkede 200 binin üzerinde gizli koronavirüs taşıyıcısı var. Vaka sayısı arttıkça gizli taşıyıcı sayısı da yükselecek. İşyerlerinin açılması, okulların öğretime başlayacak olması nedeniyle önümüzdeki dönemde bulaşma fazlalaşacak."
Evlenince kredi borçları siliniyor mu, muafiyet şartları nelerdir sorusu gündemi meşgul ederken Araştırmacı Yazar Hüseyin Demir, öğrenim kredisi borcu bulunan üniversite mezunlarının mevcut borçlarından muaf tutulmasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Yazar Demir “Genç nüfustaki işsizlik oranının yüzde 24,5 olduğu şartlarda sayılarının her geçen gün artacağı, öğrenim kredisi almış mezunlar ile şu anda öğrenim kredisi alan gençlerimizi borç yükünden kurtaran, önünü açan düzenlemeye ihtiyaç var” dedi. Demir şunları söyledi: Öğrencilerimiz, borçlarını mezuniyet tarihinden iki sene sonra ödüyor. İki sene sonra ödenmeyen borçlara aylık yüzde 1,40 oranında gecikme zammı uygulanıyor. Bu yüzden geciken borç, alınan kredinin üç katına çıkabiliyor. Yalnızca, 2019’da öğrenim kredisi alan kişi sayısı 1 milyon 156 bin oldu. 2020 Ocak itibarıyla öğrencilere verilen öğrenim kredisi miktarı lisansta aylık 550 TL, yüksek lisansta bin 100 TL, doktorada ise bin 650 TL. Bir lisans öğrencisinin aylık 550 TL öğrenim kredisi aldığını ve eğitim süresinin dört sene olduğunu varsayarsak dört senenin sonunda 26.400 TL’lik bir geri ödeme çıkıyor. Anaparanın üzerine eklenen faizi de katarsak öğrencinin ödemesi gereken borç miktarı, ortalama 30 bin TL’nin üzerine çıkmaktadır.

Evlilik ile borçların silinmesi şartları konusunda ise maalesef balon bir haber var borçlar silinmiyor arkadaşlar.
Ankara'da iki tren kafa kafaya çarpıştı! Kazada ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti.