Çin hükümeti, son dönemde teknoloji sanayisi üzerinde daha sıkı kontroller sağlamaya başladı ve bu durum sektörün zorlu bir döneme girmesine neden oldu. Çin'in yeni kararları, teknoloji firmalarını kısıtlayarak tedarik zincirlerini etkileyebilir ve ülkedeki teknolojik yenilikleri yavaşlatabilir.

Örneğin, Çin hükümetinin geçtiğimiz aylarda Alibaba'ya yönelik anti-monopol soruşturması sonucunda şirkete milyarlarca dolarlık para cezası vermesi ve Tencent gibi diğer teknoloji şirketlerinin de benzer soruşturmalarla karşı karşıya kalması, sektör üzerindeki baskıyı artırdı.

Ayrıca, Çin'in son dönemlerde yabancı yatırımlarına ilişkin yasal düzenlemelerde de sıkılaştırma yapması, teknoloji firmalarının büyüme potansiyelini azaltabilir ve yabancı yatırımcıların ülkedeki faaliyetlerini sınırlandırabilir.

Tüm bu faktörler, teknoloji endüstrisinde faaliyet gösteren firmaların küresel pazarlarda rekabet güçlerini azaltabilir ve ürünlerinin geliştirilmesi için gereken kaynakları kısıtlayabilir. Ancak, Çin hükümetinin yeni politikaları aynı zamanda yerli teknoloji şirketlerini desteklemeyi de amaçlıyor, bu da ülkedeki teknolojik inovasyonu teşvik edebilir.

Sonuç olarak, Çin'in teknoloji endüstrisine yönelik yeni politikaları sektörü zorlayabilir ve küresel pazarlardaki rekabet güçlerini azaltabilir, ancak aynı zamanda yerli firmaların büyümesini destekleyerek ülkedeki teknolojik inovasyonu artırabilir.
görsel


Fıkra gibi ama gerçek bir olay. Aracın camını kırarak giren hırsız direksiyon ile araç sahibinin kartvizitini çaldı. Araç sahibi ara beni ucuza verirsen alırım diye hırsıza seslendi. Olay istanbul’da gerçekleşti.

İstanbul Gaziosmanpaşa'da bir hırsız park halinde bulunan arabanın direksiyonunu ve göstergesini çaldı.
Fevzi Çakmak Mahallesi'nde meydana gelen olayda Oğuzhan Samet Karabulut, otomobilini apartmanın önüne park etti. Gece saatlerinde sokağa geldiği tahmin edilen şüphelilerin park halindeki otomobilin alarmını devre dışı bırakarak ön kapının camını kırdı. Şüpheliler otomobilin göstergesini ve direksiyonu sökerek olay yerinden kaçtı.

Oğuzhan Samet Karabulut "Ufak tefek zararlar vermiş. Çok profesyonelmiş, tereyağından kıl çeker gibi götürmüş. Buradan da kendisi beni izliyor ise gönülden tebrik ediyorum. 35-40 bin lira zararımız var. Aracın ana parçalarını almış. Ekranı götürmeye çalışmış, vakti yetmedi diye düşünüyorum. Alarm var fakat profesyonel bir hırsız olduğu için alarmı devre dışı bırakmış. Şikayette bulundum. Gerekli incelemeler yapıldı. İfade verdim. Kapının camını kırıp giriyor" dedi.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nden (ETÜ) Prof. Dr. Saleh Sultansoy tarafından yapılan açıklamaya göre 30 Kasım 2007 tarihinde düşen Isparta uçağı yüzde 99 oranında düşürüldü !

Türkiye'de toryum, Türk Hızlandırıcı Projesi, Bilim Kenti ve CERN süreciyle ilgili önemli çalışmaları olan Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Engin Arık ile araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan da hayatını kaybetti.

PROFESÖR AÇIKLADI: "YÜZDE 99 DÜŞÜRÜLDÜ"

Bu olayın bir kaza olmadığını belirten Prof. Dr. Saleh Sultansoy, Isparta uçağının yüzde 99 düşürüldüğünü belirtirken, "O uçak düşürülmeseydi, Türkiye bugün CERN'de asil üye olurdu. Türkiye toryum yarışında dünyada liderler arasında olurdu. Türk Hızlandırıcı Kompleksi ve Türk Bilim Kenti kurulurdu. Bu tür projeler Japonya'nın kalkınmasında kritik rol oynamıştı" diye konuştu.

Kaynak sabah gazetesidir
Aktif hasta sayısında İtalya, Çin'i geçmiş arkadaşlar. Sanırım yaralarını sarıyor çin ve virüsü kontrol altına almayı başardılar. Keza nüfusları da italya'dan misli ile fazla ama aktif hasta sayısı an itibari ile daha düşük durumda.
Diyarbakır Barosuna kayıtlı Avukat Merve Nur Doğan isimli sözde avukatın 2018 yılında terör örgütüne katıldığı ortaya çıktı. Şahıs Jandarmanın yürüttüğü operasyonda yakalandı.
Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti, 46 yıldır kapalı olan ve kimsenin girmediği hayalet kente dönüşmüş olan Maraş sahillerini bugün yeniden halka açıyor.
Bilişsel gelişim, bir kişinin düşünme becerilerini, zihinsel süreçlerini ve bilişsel yeteneklerini ilerletme sürecidir. Bilişsel gelişim, çocukluktan yetişkinliğe kadar süren bir süreçtir ve bireyin entelektüel kapasitesini, problem çözme becerilerini, dil gelişimini, hafızayı, dikkati ve soyut düşünme yeteneğini etkiler. İşte bilişsel gelişimin önemine dair bazı nedenler:

1. Öğrenme ve Eğitim: Bilişsel gelişim, öğrenme süreci için temel bir yapı oluşturur. Daha yüksek bilişsel becerilere sahip olan bireyler, yeni bilgileri daha hızlı ve etkili bir şekilde işleyebilir, anlayabilir ve hatırlayabilir. Bilişsel gelişimin sağlanması, okul başarısı, akademik başarı ve yaşam boyu öğrenme için önemlidir.

2. Problem Çözme: Bilişsel gelişim, problem çözme becerilerini geliştirir. İleri düzeyde bilişsel yeteneklere sahip olan bireyler, karmaşık sorunları analiz edebilir, alternatif çözüm yollarını değerlendirebilir ve mantıklı kararlar verebilir. Bu da kişinin günlük yaşamda karşılaştığı zorlukları aşmasına yardımcı olur.

3. Dil Gelişimi: Bilişsel gelişim, dil becerilerini etkiler. Dil, düşüncelerin ifade edilmesi, iletişim kurulması ve bilgi alışverişi için kritik bir araçtır. Bilişsel gelişim, kelime dağarcığının genişlemesini, dilbilgisi kurallarının anlaşılmasını, dil becerilerinin geliştirilmesini ve anlatım yeteneğinin artmasını sağlar.

4. Düşünme Yetenekleri: Bilişsel gelişim, soyut düşünme yeteneğini geliştirir. Soyut düşünme, somut gerçeklikten koparak soyut kavramları anlamlandırma, hipotezler oluşturma, mantık yürütme ve eleştirel düşünme gibi yüksek düzeyde düşünme becerilerini içerir. Bu yetenekler, karar verme, problem çözme, eleştirel düşünme ve yaratıcılık gibi alanlarda bireyin etkin olmasını sağlar.

5. Bellek ve Dikkat: Bilişsel gelişim, bellek kapasitesini ve dikkat süresini artırır. İyi bir bilişsel gelişime sahip olan bireyler, bilgileri hatırlama, odaklanma ve dikkati sürdürme konusunda daha başarılı olurlar. Bu da öğrenme sürecini kolaylaştırır ve günlük yaşamda verimliliği artırır.

Bilişsel gelişim, bireylerin entelektüel potansiyellerini maksimize etmelerine yardımcı olur. Bu nedenle, çocukluk döneminden başlayarak yaşam boyu süren bir süreç olarak, bilişsel gelişime önem vermek ve desteklemek önemlidir.