Türkiyenin en yüksek barajı unvanını alacak Yusufeli Barajı'nda son yaklaşıldı. Artvin'in Yusufeli ilçesinde yükselen ve bittiğinde 275 metre yüksekliğinde olması beklenen baraj, 184 metreye ulaştı. Baraj açıldığında 600 bin kişinin enerji ihtiyacı karşılanabileceği de belirtiliyor.
Elektrokimyasal arıtım, kimyasal maddelerin veya bileşiklerin elektrokimyasal yöntemler kullanılarak arıtılması veya ayrıştırılması sürecidir. Bu yöntemde, elektrik akımı kullanılarak kimyasal reaksiyonlar tetiklenir ve istenmeyen maddelerin çözünmesi, ayrışması veya biriktirilmesi sağlanır.

Elektrokimyasal arıtım genellikle iki temel süreçten oluşur: elektroliz ve elektrokoagülasyon.

Elektroliz, elektrik akımının kullanıldığı bir kimyasal reaksiyon sürecidir. Bir elektrolit çözeltisinde (elektriksel iletkenlik sağlayan bir madde içeren çözelti) iki elektrot yerleştirilir: pozitif ( ) yüklü anot ve negatif (-) yüklü katot. Elektrik akımı uygulandığında, anottan katoda doğru iyonlar hareket eder. Bu süreçte, istenmeyen maddelerin çözünmesi, çökelti oluşumu veya elektrolit içindeki reaksiyonlar gerçekleşebilir. Elektroliz, su arıtımında, metal kaplamada veya bazı kimyasal bileşiklerin ayrıştırılmasında kullanılabilir.

Elektrokoagülasyon ise, elektrokimyasal arıtma yöntemlerinden biridir ve su veya atık suyun arıtılması için kullanılır. Bu yöntemde, elektroliz prensipleri kullanılarak katyonik veya anyonik maddelerin çökeltilmesi sağlanır. Elektrik akımı uygulanan bir elektrolit çözeltisi içinde, metal veya metal oksit elektrotlar yerleştirilir. Elektrik akımının etkisiyle metal iyonları veya hidroksit iyonları (OH-) oluşur ve istenmeyen partiküller veya kirleticiler bu iyonlarla çökelti oluşturarak ayrışır. Bu yöntem, su arıtımında çeşitli organik ve inorganik kirleticilerin giderilmesinde etkili olabilir.

Elektrokimyasal arıtım yöntemleri, çevresel etkileri ve enerji tüketimi açısından diğer arıtma yöntemlerine göre avantajlara sahip olabilir. Ancak, uygulama alanlarına ve kullanılan parametrelere bağlı olarak, yöntemin etkinliği ve verimliliği değişebilir. Bu nedenle, elektrokimyasal arıtım uygulanmadan önce, spesifik ihtiyaçlar ve koşullar göz önünde bulundurularak dikkatlice değerlendirilmelidir.
ABD Başkanı Trump: ''Koronavirüs'e yakalanmamın Tanrı'nın bir lütfu olduğunu düşünüyorum.''

Bizde yakalanmanın tanrının lütfu olduğunu düşünüyoruz ama kurtulman için birşey söylemiyorum henüz erken.
Çarlık Rusya, Rusya'nın tarihi bir dönemini ifade eder. Çarlık Rusya, 1547-1917 yılları arasında Rus İmparatorluğu'nun yönetim şeklini ve siyasi yapısını tanımlar. Bu dönemde Rusya, mutlak monarşi ile yönetilen geniş bir imparatorluk haline geldi.

Çarlık Rusya, Rusya'nın çarlar tarafından yönetildiği bir dönemdi. Çar, Rus İmparatoru olarak da bilinir ve genellikle tahtı babadan oğula geçen bir hanedanın başında bulunurdu. Çar, siyasi, yasama ve yürütme gücünün merkezindeydi.

Çarlık Rusya'nın yönetim şekli, merkeziyetçi bir yapıya sahipti. Çar, geniş yetkilere ve otoriteye sahipti ve ülkeyi tek başına yönetirdi. Çarlık döneminde, Rus İmparatorluğu topraklarını genişletti ve büyük bir askeri ve ekonomik güce sahip oldu. St. Petersburg, Moskova gibi önemli şehirlerde mimari ve kültürel gelişmeler yaşandı.

Ancak, Çarlık Rusya dönemi aynı zamanda sosyal, ekonomik ve politik sorunların da yaşandığı bir dönemdir. İmparatorluk içindeki etnik ve dini farklılıklar, toprak sahipliği ve işçi sınıfı sorunları gibi çeşitli sorunlar önemli bir rol oynadı. Bu sorunlar, sonunda 1917'de Rus Devrimi'ne ve Çarlık Rusya'nın sona ermesine yol açtı.

Bu nedenle, Çarlık Rusya terimi, Rusya'nın tarihindeki belirli bir dönemi ve o dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısını ifade eder.